Myra

    Demre’ye birkaç km. uzaklıkta olan Myra, denize bakan kayalar içine oturtulmuş bir kent. Belki de türünün Anadolu’daki en güzel örneklerinden. Geniş bir alana yayılmış kalıntılar, mezarlar ve Likce yazıtlardan: MÖ.5’nci yüzyıla kadar uzanan eski bir kent olduğu anlaşılıyor. MS.17’nci yüzyılda, İmparator Germanicus’un karısı Agrippina ile Myra’yı ziyaret ettiği biliniyor. Burada: merdivenlere tırmanarak, kayalara oyulmuş yapıların içine kadar ulaşmanız mümkün. Merdivenleri tırmanma gücünüze bağlı…..

    St.Paul: MS.60 yılında, Myra’ya uğramış. MS.2’nci yüzyılda ise Myra’nın Metropolis ünvanıyla onurlandırıldığı ve büyük bir gelişmeye sahne olduğu dönem. Bizans egemenliğindeki kent, özellikle 4 ve 5’nci yüzyıllarda, yine bir dini ve idari merkez durumuna gelmiş.

    Likya’nın zamanındaki en büyük tiyatrosundan kalanlar, bugün görülebiliyor. Günümüze kadar en iyi şekilde korunarak gelmiş tiyatro olması nedeniyle önemli. 29 oturma sırası ve 9-10 bin seyirci kapasiteli tiyatro, tepeye yaslanmış. Günümüzde bile, bazı festivaller için zaman zaman kullanılıyor.